ahmetkezer

Kurban ve Aşk/Kezer

1/12/2009 ·

 

 

Kurban ve Aşk/Kezer

 

 

Canandan can doğar; budur bana cennet kurban!

Ya Hak; keremin sonsuz... ŞÜkür sana ey Rahman...

 

 

25.11.2009/Malatya

Yorum (0) Yorum yaz!

Öz Değişler /Kezer

17/11/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

 

 

Öz Değişler / Kezer

 

 

Dünyada en büyük sevinç , "evladım" demekte...

Şükür Hak'ka ... Kaderde geçer ; "adım" emekte!

 

 

17.11.2009/Van


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Kadınım*/Kezer

17/11/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

 

Kadınım/*Kezer

 

 

Dünyanın en mutlu kadını, can eşin Kezer...

Artık sana ne elem ulaşır , ne de keder...

 

 

16.11.2009/Van

 

 

*Gül Dalım'a

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Söz / Kezer

12/11/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT



Söz / Kezer


Beni kanatan bıçak, geceden doğar ancak!
Bir tek sözüm saklı kalsa, düşer mavi sancak...


12.11.2009/Van

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Balçık Sarmalı / Kezer

3/11/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT



Balçık Sarmalı / Kezer

Ey mahluk! Göz yummakla yok olmaz ki hakikat...
Diptesin! Hukuk hak getire... Fi balçık kat kat...


03.11.2009/Van

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Tümülüs/Kezer

30/10/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

 

Tümülüs/Kezer

 

Sakın göz yanılmasın; gökte akan kümülüs!

Ölüm söz anılmasın, yerde çıkan tümülüs…

 

30.10.2009/Van

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Kavgamız/Kezer

20/10/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

 

Kavgamız/Kezer

 

Yıkılmaz sözcüklerle bir sur inşa ettim, isyan bileyen şahin gözlerime!

Sonrasında çatlamış toprağa süründüm,yeni doğan ürkek ceylan misali.

Göklere el verdim , teyemmüm alan derviş ruhunun sükunetinde.

Ve kainatın döngüsünde ne fazla ne de az;  kararınca canımdan döküldü o kutlu söz:

Tamı tamına iki kelime: Hak Allah …

 

Basamak basamak çıktığım aforoz meydanında:

Tarihte kalsın kahramanlık,

Ün ve şan yıkık omuzları dik tutsun!

Mazeret ve korku da gölgede sinenlerin olsun.

Yeter ki hissemize ;

Bir meydan ,

Bir kavga ,

Bir asil düşman ,

Bir de dirilten ölüm düşsün…

 

Tarihsel gerçeklikte yüzlerce yıl öncesinde,

Kanayan yüreklerdeyse daha dün.

Kerbala da Can Hüseyin yola koyulmuştu başı avuçları arasında.

Mübarek dudaklarında efendiler efendisine selamlar ,

Ki o gökleri sarsan selamlar,

Kana,

Tere,

Göz yaşına bulanıp da öyle uçuşuyordu özgürlük diyarına.

Ve toprakla kanın vuslatında çorak iklimler gül kokuyordu cennet esintisi eşliğinde…

 

Yazgımız gün ışığında yol alırken, öte yanda şiirin kalbinde de ışıldasın .

Yüz yıl sonra masum bir çocuğun ellerinde soluk, yırtık , sayfası eksik bir kitapta,

Var oluş hikayemiz okunsun.

 

Elbet biz de biliriz hayat arenasında ,

Gün gelir gün gider .

Geride yine nefessiz zaman ve mekan kalır.

Kaybolmuş emanet kendine sahici bir diriliş damarı bulsun diyedir tüm kavgamız.

Ve şiirimiz,

Düşsel iklimlerde aşk ateşinde semaya duran narin kelebek gibi özgürce devinip dursun.

 

 

20.10.2009/Van

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Düşsel Aşk/Kezer

12/10/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT



Düşsel Aşk/Kezer


Aşk ve yağmur; gece bir olup, gökte salındı.
Rüzgar çıktı, uçtu ten, mahzun yürek alındı.



12.10.2009/Van

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Doğmamış Çocuğuma Şiirler I/Kezer

8/10/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

Doğmamış Çocuğuma Şiirler I/Kezer

   

Yeryüzünde güneş görmüş tüm sözcükleri yağmurda yoğurarak,

Sesten ve nefesten uzak sana sesleniyorum,

Ki sen en derin düşlerde şaşkınca bir halde kalp atışınla ilk diriliş sancısı içindeyken ,

Ben başı belli sonu belirsiz bir şiirde sana haykırıyorum kifayetsiz hecelerle…

 

Canımdan kan bulup zorlu yola düşmüş gül bebek!

Varlık ve yokluk serüven girdabında savrulmak bize özgü ,

İsyan ateşinde Nemrut’ a başkaldırmak da,

Ve aşkın dolunay aydınlığında gecenin bağrında doğarak, doğrularak var kalmak da…

 

Şimdi çok erken; sen de bileceksin bir gün…

Büyülü bahçede gördüğün yada duyumsayarak dokunduğun tüm narin dünya,

İlk gözyaşında suya düşen tek damla gibi yok olacak.

Ölüm ile doğum bir karede birleştiğinde, annen ve baban şükür kokacak yedi kat göklerde.

 

Söyle bana gül bebek?

Narin kelebek mi desem, yoksa mavi kartal mı, işte bunu bilemiyorum bugün.

En iyisi mi ; “gül bebek”, ilk çocuğum.

Hak’kın en kutlu rahmeti ve bereketi bizi de buldu ya,

Kimlik rengi mavi yada pembe çok da mühim değil.

Dün emanettik, bugün emanet aldık, yarın da emin olana koşu var …

 

Gül bebek;

Cismin çok küçük varla yok arasında.

İsmin ise hala yok.

Nasıl olsun ki kayıt düşülmemişken resmiyete!

Bir olduk annen ve baban olarak.

Belki duyarsın diye sana da sır vereyim ilk şiirin titrek satırlarında.

Adın ehli beyt rengi taşıyacak gül kokan yüreklerde.

Ya Ali yada Zeynep…

 

Gül bebek,

Bugün hiç soru sorma,

Keyfim olabildiğince yerinde bunu da bil.

Yorma anneni diyeceğim; ama sana da kıyılmaz ki,

Bildiğince, kadimden kop da gel…

Özlemle bekliyoruz Rahman a yönelen dualarla.

 

 

07.10.2009/Van

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Sana geliyorum ey şehir!/Kezer

29/9/2009 · Kategori: SIIR VE EDEBIYAT

Sana geliyorum ey şehir!/Kezer


Sana geliyorum ey şehir!
Avuçlarımda birikmiş hüzünleri serpe serpe,
Bilenmiş gözlerle,
"İntikam belki geç olur; ama asla unutulmaz" diyen sıkılı yumruklarla,
Bir başıma,
Yalın yalnızlık ve kardeş ölümle sana geliyorum ey şehir!

Kaçışsın kan döken asalaklar!
Saklansın muhkem şatolarda şehre matem kusan korkaklar...
Konum belirlesin; gölgesi güneşe perde, sözüm ona koca koca adamlar!

Sana geliyorum ey şehir!
Bir emanet var taşıdığım, bin görev de var bildiğim...
Emanet ehline, görev de yerine tevdi olacak.

Gülüyorum...
Kader bana, ben kadere yaklaştığımda!


Sana geliyorum ey şehir!
Kar düşmeden rahmine ; kelebek olup uçacağım düşlere.
Varsın bilinmesin kavgamız.
Kalsın; metruk yıkık  mezar  taşında silik bir  Kezer...

29.09.209/Van

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::