“Adalet Mülkün Temelidir!”

2011-02-05 22:40:00

“Adalet Mülkün Temelidir!”

Temeli adalet ve hukuk olan her devletin yaşam süresi uzun, sağlıklı, mutlu ve huzurlu olur. Bu tür devletlerde/sistemlerde yaşayan bireyler düşünce ve ifade özgürlüklerini ve eleştiri haklarını en son haddine kadar korkusuzca her ortamda ve her zaman dile getirirler. Bir devletin temeli hukuk ve adalete dayalı değilse; o devletin sisteminde kronik ve giderilmez boyutlarda sakatlık olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Hukuk ve adaletten uzak devletlerde ise hukukun değil GÜCÜN sözü geçer. Bu tür devlet ve sistemlerde yaşayan bireylerin niteliksel bir değerleri olmadığı gibi söz ve düşünce özgürlükleri de kısıtlıdır... Düşünce bu tür devletlerde her daim sakıncalı ve suçludur.

Hiçbir sistem ve hiçbir devlet hukuka aykırı yollarla, hukuk ve adalet yok sayılarak sonsuza kadar koruma ve kollama altına alınamaz. Hukuk ve adalet dışı bir korumaya muhtaç hale düşmüş hiçbir devlet ve sistemin de aslında korunmaya değer bir yanı kalmamıştır. Devletin temeli adalet ve hukuktan uzaklaştıkça o devletin tüm kurum ve kurallarıyla çatırdamaya başlaması ve en küçük bir rüzgarda tuz buz olması kaçınılmazdır. Hiçbir ulvi gerekçe, hiçbir yüce duygu, hiçbir değişmez ve değiştirilmez inanç ve algı hukuka ve adalete aykırı eylemleri meşrulaştıramaz. Hukuka aykırı eylem ve söylemlerin somut birey haklarının çiğnenerek , soyut görünmez devletin ayakta kalmasını meşrulaştıracak her BAHANE BULMA , hukuka ve adalete aykırı açık kapının KALICI olmasına yol açacaktır.

Adalet ve hukuku sağlayan birincil konumda bulunan yargı üyeleri ise, önlerine gelen dosya ve olaylarda; yürürlükteki mevzuat ve evrensel temel hukuk kurallarının KABUL EDİLEBİLİR gördüğü hukuka uygun delillerle , masalarındaki dosya ve olayları en adil, en hızlı ve en yansız şekilde ve de en iyi sunumla sonlandırmak zorundadırlar. Hiçbir yargı mensubu önüne gelen dosya ve olayda çıkacak sonucun dış dünyadaki OLUMLU YADA LUMSUZ yansımasını dikkate alarak HUKUKUN VE ADALETİN gün ışığına çıkmasına engel olmamalıdır. Bir başka anlatımla yargı mensubunun tek gayesi ve önceliği tabi hukuk, somut adalet olmalıdır. Yargı mensubu kendini devletin ve sistemin koruyucusu, bekçisi, mutemedi olarak görmemelidir. Yargı mensubu memurlaşmamalıdır. Unutulmamalıdır ki adalet ve hukuk yok sayılarak koruma ve kollama altına alınan devlet yada sistemin ilk ezip , yok sayıp, eksiltip silikleştireceği organda yargı erki olacaktır. Yargı gücünü soyut devletten değil; yargı gücünü, yetkisini ve hakkını somut milletten alır. Toplumsal sözleşmenin değişmez hakemidir yargı.

Yaşlı Afrika Kıtasında esen özgürlük rüzgarının hukuk ve adaletin yok sayıldığı ülkelerdeki yüksek korunaklı şatoları, fildişi kuleleri yerinden sarsmasında şaşılacak bir şey yoktur. Doğanın kuralı er geç işler. Hiçbir hukuksuzluk ve adaletsizlik ebedi ve ezeli değildir. Er geç doğal denge kendine uygun bir mecra bulur ve kendi doğallığında yol alır. Zorbalık kalıcı olabilir ama hukuksuzluk ve adaletsizlik asla ve asla uzun ömürlü olamaz. Hukuksuzluk hiçbir zaman kader olmamıştır.

"Bir hafta sonu bize oradan buradan şuradan bahsedip duruyorsun arkadaş, gelmek istediğin durak neresi? "Diye soruyu da duyar gibiyim. Varmak istediğim durak hukuk ve adalet durağı. Bu yazımda da işbu unutulmuş durağı tarife çalıştım. Gördüm ki bu durağın tabelası düşmüş ve bu durakta geçen tüm araçların yolları da birilerince değiştirilmiş. Erken uyarı ve ikazı yapayım istedim. Ne de olsa bu durakta her yolcunun geçmesi gerekir.

Durumdan vazife çıkartarak hukuk dışı yollarla adalet ve hukuku yok edecek her türlü girişim, eylem ve söylemlerin en büyük zarar verdiği kurum YARGIDIR! Adalet ve hukuka dayalı bir devletin yaşaması tabi olandır. Adalet ve hukukun yok sayılarak bir devletin yaşaması sonsuza kadar mümkün olmadığı gibi, adalet ve hukuka dayanmayan bir devletin sistemin korunmaya değer bir yanı da yoktur. Hukuk ve adalet yok olsun ama ben hep ayakta kalayım diyen devlet ZORBA, CEBERRUT bir varlık, insan kanı, düşüncesi, düşü, alın teri ile beslenen ucube bir yaratıktır'

Siyasi, felsefi, dini, sosyal vs… düşüncelerimiz bin bir çeşit ve de farklı olması, bir topluluğa yada bir kesime olan kinimiz ve öfkemiz bizleri adalet ve hukuktan asla ve asla uzaklaştırmamalıdır. Her adalet ve hukuktan uzaklaşmak bizleri FAŞİZMİN VE DESPOTİZMİN karanlık mengenesi içine atacaktır.

Tüm yazdıklarımı bir beyit altında ve içeriğinde ifade edecek olursam ;


Adalet ve Devlet/Kezer

Adalet ve hukuk varsa, sen varsın ey devlet!
Yoksa onlar, hükmün koca bir hiç ve hayalet…


05.02.2011/Kezer


Saygılar.
 

0
0
0
Yorum Yaz