Aşkın İçsel İz Düşümü /Kezer

2009-06-23 16:25:00

Aşkın İçsel İz Düşümü /Kezer

Bilmediğim sularda imkansız aşklar aradım; kulaçlarıma bakmadan!
Her türlü anafor ve girdapta savruldum ama yine de durmadım gerisin geri.
Görmüştüm ya bir kez bin rengi gözünde yüreğime akıtan narin kelebek güzeli...
Artık duramazdım sıradanlığın kadim istasyonunda.
Yaşamalıydım yağmur olup avuçlarıma düşen dolunayı kıskandıran yakut çiçeği.

Gecenin en koyu anında,  oyun cümbüşünde yıldızlar fısıldadı bir bir yüreğime:
"Ötesi berisi yok çocuk!
İlla aşk diyorsan sıyrıl seni tutan tüm yüklerden ,
Ve yüksel küçüldükçe küçül yarin ateş koynunda ..."
İşbu kutsal cümleler  ayrıldı sabah serinliğinde okunan ezan eşliğinde,
Sonrasında  kelime kelime ve harf harf kazındı gel gitlerde dolanan beynime.

Yaşıyorum dudaklarımda kalan esrik serinliği ,
Ki bir gök bilir bir de Van caddelerinde benimle konuşan içine dönük binalar.
Mendil satan hayali yitik gül çocuklar.
Ve suskun tanık sokaklar...

Ey örtüsüne bürünüp içsel yürüyüşlerinde aşk sarayına göz yaşı akıtan uğur böceği!
Sakın unutma ve iyi bil:
Kumsala dönen kalbimin her bir zerresi sevdi seni Yusuf masumiyetinde.
Sözüm belki eksik ,belki yetersiz ve belki de gizemli ama gözlerim güneş gibi hakikat.
Gördüğün aşkın derinliklerinde yalan yok .

Bilirsin;  kader ve Kezer düşsel bir şölenin mavi ve beyaz balonları.
Gökkuşağında yolculuktalar.
Sakın "niye ben yokum deme!" ki sen de nefesinle mutluluk tablosuna can veren canansın...


23.06.2009/Van






0
0
0
Yorum Yaz