Direnen Adam III/KEZER

2010-05-03 17:08:00

Direnen Adam III/KEZER

Ve sen,
Direnen adam!
Düştüğün yolda seni yarı yolda bırakanlara bakıp da üzülme sakın.
Korkuyu gölgesine urba yapmış zavallı kurbanlara diyecek söz yok.
Selamdır bizi serin tutan varsın eksik olsun bugün kaçanlara.

Yol uzun.
Kalu Bela'dan mahkemei kübraya çizili kaderimiz.
Keder mi?
Sakın ha sakın!
Biliyorum sende de var derin bir kırgınlık.
Kızgınlıksa yakışmaz, kadime sırtını verip güneşe tebessüm edenlere.

Bilir misin direnen adam?
Surlar eski sularda kalan yıkılmaz ve geçilmez setler değil artık!
Domino taşı misali her bir tuğla düştükçe aydınlandı memleket karış karış.
Elbette yarışta varışa değil de kopuşa, gerisin geri gidecekler olacak.
Dün olmadı mı Mekke'nin cehennem sıcağında.
Bugün olması kırmasın kutlu direncini...
İlk ihanet bahçe içinden gelir unutma!

Taif yolunu ve yolcunu düşün de güller açsın gecende,
Gündüzünde,
Gününde...

Anadolunun mutmain her dingin evinde göklere açılan avuçlarda,
Bildik dua okunur.
Zorda kalan bir neslin sesi olan nefesi ayakta tutan yakarışlar yedi kat arşı alada.
Bahar yağmurunda hep bereket mi olur söyle bana direnen adam?
O halde içine çekil.
Kalbini bir kez daha, üçte ikisinde gecenin serin dualarıyla yıka.
Bütün kitapların izlerinin olduğu satırları oku harf harf!
İçkin sesin, gecenin sessizliğinde zaman ve mekan boyutlarını aşarak yükselsin basamak basamak...
Arın üstüne düşmüş öte beriden,
Ve unutma geriden geriden gelen, gül çocukların sarsılmaz inadıdır.
Böyle anlarda ebabil kanadında özgürlük türküsü söylemek yakışır sana,
Bana,
Yarınlara,
Dostlara...

Seni seviyoruz direnen adam.
Zor gününde,
Yokluk anlarında,
Dört duvar arasında,
Bir başına kaldığında da...
Şek ve şüpheden uzak seviyoruz seni, canımıza ismini katarak!


03.05.2010/Van


 

0
0
0
Yorum Yaz