Doğmamış Çocuğuma Şiirler I/Kezer

2009-10-08 14:08:00

Doğmamış Çocuğuma Şiirler I/Kezer

   

Yeryüzünde güneş görmüş tüm sözcükleri yağmurda yoğurarak,

Sesten ve nefesten uzak sana sesleniyorum,

Ki sen en derin düşlerde şaşkınca bir halde kalp atışınla ilk diriliş sancısı içindeyken ,

Ben başı belli sonu belirsiz bir şiirde sana haykırıyorum kifayetsiz hecelerle…

 

Canımdan kan bulup zorlu yola düşmüş gül bebek!

Varlık ve yokluk serüven girdabında savrulmak bize özgü ,

İsyan ateşinde Nemrut’ a başkaldırmak da,

Ve aşkın dolunay aydınlığında gecenin bağrında doğarak, doğrularak var kalmak da…

 

Şimdi çok erken; sen de bileceksin bir gün…

Büyülü bahçede gördüğün yada duyumsayarak dokunduğun tüm narin dünya,

İlk gözyaşında suya düşen tek damla gibi yok olacak.

Ölüm ile doğum bir karede birleştiğinde, annen ve baban şükür kokacak yedi kat göklerde.

 

Söyle bana gül bebek?

Narin kelebek mi desem, yoksa mavi kartal mı, işte bunu bilemiyorum bugün.

En iyisi mi ; “gül bebek”, ilk çocuğum.

Hak’kın en kutlu rahmeti ve bereketi bizi de buldu ya,

Kimlik rengi mavi yada pembe çok da mühim değil.

Dün emanettik, bugün emanet aldık, yarın da emin olana koşu var …

 

Gül bebek;

Cismin çok küçük varla yok arasında.

İsmin ise hala yok.

Nasıl olsun ki kayıt düşülmemişken resmiyete!

Bir olduk annen ve baban olarak.

Belki duyarsın diye sana da sır vereyim ilk şiirin titrek satırlarında.

Adın ehli beyt rengi taşıyacak gül kokan yüreklerde.

Ya Ali yada Zeynep…

 

Gül bebek,

Bugün hiç soru sorma,

Keyfim olabildiğince yerinde bunu da bil.

Yorma anneni diyeceğim; ama sana da kıyılmaz ki,

Bildiğince, kadimden kop da gel…

Özlemle bekliyoruz Rahman a yönelen dualarla.

 

 

07.10.2009/Van

 

 

184
0
0
Yorum Yaz