Doğum Günüm*/Kezer

2010-12-05 19:23:00

Doğum Günüm*/Kezer

 

 

 

Sana yeryüzünün hangi lisanı ile seslensem , söyler misin bana?

Öyle bir dil olmalı ki

Bir sen, bir ben,bir de bizi yüreğinde eriten dolunay bilmeli o kadim dili…

Yoksa gök kubbeye ulaşmış hiçbir söz ifade edemeyecek göz bebeğimin sevincini.

 

Can,

Canan,

Gülüstan diyarının narin ve mahzun sultanı.

Gül dalım,sensiz yola çıktım seni bulmak için,

Bulduğumda da senden sana koşar oldum bedenimi taşımakta zorlanan iki çift ayakla.

Hala devinip dururum , güneşin etrafında pervane yıldızlar misali.

 

Dünya kayıtlarında bir aralıkta aşkın ateş serin kılmış bir faniyi,

Hangi gün olduğu hala belirsiz bir günde ise Kezer gülüvermiş kadere ve kedere,

Sonrasında herkes kendi rolünde,

Kendi çapında,

Kendi düşünde ve düşünüşünde…

Ve bir gün sıcak bir merhaba.

Bu merhaba açıl susam açıl sihrinde çok tatlı , az çapkın, biraz da mahcup…

 

Kırmızı uçurtmam!

Gülden öte, kainatın tüm kokuları ve tüm renklerine bürünmüş nazenin ay parçam.

İyi ki sen de merhaba dedin aleme,

Kaleme,

Ahmet’e iyi ki sen de esirgemedin bir sıcak merhabayı.

Bu ayı , bu günü, dünü, yarını unutmam asla.

Ve bir de Konya’da rüzgarlı bir şubatta geçen düşsel günleri.

 

 

Uzakken özlem olan yakın da her daim beni susuz  ve sözsüz kılan kelebek sevinçlim.

Ebedi ve ezeli sevgilim.

Mutluluğun kalbi cennet kızım Zeynep’in annesi,

İki cihanda ilk, tek, son eşim.

Özlüyorum seni sende…

 

Hoş geldin bebeğim.

Varım, varlığım, kutsal emeğim ve tüm çabam.

İkide bir olup Kaf Dağında mavi kartal özgürlüğünde bize sunulan yaşamı kucaklamaktır.

 

Gülüm özetle;

Bir aralıkta sen doğdun,

Ben doğruldum belirsizlikte sana adım adım koşarak,

Gülüverdi Zeynep kızımız ; “hani nerde  kardeşlerim?” diyerek.

 

Doğum günün ruhumun özgür olduğu gündür gül dalım.

 

01.12.2010/Gürün

 

* Ebedi ve ezeli gelincik ruhlu eşime.

0
0
0
Yorum Yaz