GÜL ÇOCUKLAR HASBİHÂL (AŞKIN YÜRÜYÜŞ) VI

2009-08-17 14:10:00

 

 

 

 

GÜL ÇOCUKLAR HASBİHÂL (AŞKIN YÜRÜYÜŞ) VI

 

 

Bilir misin gül çocuk şu alemdeki kavgaların çoğu dilden doğar.

Ne kadar önyargı ve husumet varsa vardır altında savruk bir söz, iğreti bir dil.

Kelimelere takılma sen.

Dilin şehvetine esir olup da gönlüne gölge düşürme.

Büyülenmiş cümleler ve şatafatlı sözcükler kumdan kaledir unutma çocuk.

Aşk ateşinde dilin hükmü yoktur .

Aşk güneşse dil kar tanesi.

Aşkın sularda gezinen kalbi harap derviş dilsiz olur çocuk sen de bilirsin…

 

Gül çocuk kendinle barışık olmak istersen ilk diline sahip ol.

Sonra da gölgesi boyunu fersah fersah aşan sözlerini tart biç öyle gün ışığına çıkar.

Unutma dillenmemiş sözün hükümdarı ile dillenmiş sözün kölesi sen olursun.

Hele ki derdin ilahi aşka giden yolsa,

Ne kadar az söz o kadar çok derinliktir bunu da çıkarma aklından.

 

Gül çocuk,

Aşkın bin rengi bin derecesi vardır iyice düşünsen sen de fark edersin.

İlk rengi kar beyaz, ilk derecesi “sevgili” diyen dudak.

Son rengi kan kırmızı, son derecesi “hay” diyen alemi içinde taşıyan saf yürek…

 

Kısa kesilsin işbu şiir işbu hasbihâl gül çocuk.

Tefekkür zikrinde söze gerek yok.

Sabır ateşinde dil susar.

Deruni sessizlik ister aşk girdabı …

 

Çocuk!

Sus ve dinle kainatı.

Yedi kat göklere ruhunla bir de bak.

Zaman ve mekanı yoğur avuçlarında ,

Sonra gözyaşlarınla oruca niyetlen.

İftara Rezzak ağırlar seni gül çocuk…

 

 

17.08.2009/Van

 

 

0
0
0
Yorum Yaz