İçkin Hesaplaşma/Kezer

2009-06-26 17:48:00
İçkin Hesaplaşma/Kezer


Dışarda yağmur hem de öyle böyle değil,
Sanki mavi gök okyanus olup yere inme yarışında .
Koşuşan insanlar.
Kuşlar derseniz ilk onlar çekildi bilinmez evlerine.
Sarı,beyaz ,kırmızı ve pembe güller pek bir sevinçli olan bitende.
Toprak maşukla sevişme sonrası aşk kokusunu salıyor gururla dört bir yana.
Ben...
Nasıl söylesem ki; içimden kopan fırtınaları ıslanmış yere düşmüş kırmızı uçurtmaya.
Kâh bir zerre oluyorum alemde kâh bir kalemin ucunda isyana vurgun tomurcuk!,
Gel gitler salisenin milyonda birinde, bir milyar kez çarpışıyor sancılı beynimde.
Yarı esrik düşlerle çıktığımda gezintiye,
Kendimi dolunayla saklanbaç oynarken buluyorum ...
Ansızın  serin bir rüzgar öpüp kaçıyor boynumu.
Sevgili öper gibi...

Gün kendi dizgisinde bildik yürüyüşünde.
Bense kesilse tüm sesler,
Ardında zaman yok olsa,  tek su damlasında,
Narin kelebek kanadında yolcu olup asıl evime varsam ılık bir kış günü.

Ey şiir!
Seni bulan ben miyim yoksa ben de doğan sen misin?
Geçmiş ve gelecek tüm düşlerimin yegane şahidi can bulan satırlar,
Vakit bize de tamam olduğunda asla ısrar olmasın...
Düşelim yola.
Yağmur gibi ,anne rahmine düşen ruh gibi, gül dalında ışıldayan aşk gibi.

26.06.2009

0
0
0
Yorum Yaz