Karlı Bir Günün Bir Gönle Yansıması/Kezer

2010-12-31 22:05:00

Karlı Bir Günün Bir Gönle Yansıması/Kezer



An gelir, durur zaman , işte tam o an;
Yer deniz, gök menekşe
Gök kar, yer kardelen kokarmış…
Tabiatın yeniden en taze doğumu misali.

Umut ve direniş, teneke sobasında kestane kıvamında düşermiş masum ellere…
Küçük bir çocuğun gözleri,
Yaşlı bir adamın yüreği,
Kimsesiz ve sessiz bir yolcunun ceketin cebindeki ıslak , silik, buruşmuş bileti,
Sokakta sığınacak yer arayan bir köpeğin ayakları üşürmüş!

Öte tarafta,
Bir başka boyutta,
Varlık ile yokluk girdabında dingin arafta…
Aşka mahkum derde müptela ,
Dipsiz serin bir adam ,bile bile düşmüş en derine…
Ardında karanlığın kralı,
Ayın ışık görmeyen yüzü,
Ve kaldırımların sessiz çığlığı hepsi peşi sıra, birbiri ardına düşüvermişler.
Birkaç tane de hayata inadına tutunan sararmış yaşlı yaprak.

Masal mı?
Mesel mi?
Misal mi?
Orasını ben bilemem bugün.
Yer gök , gelinliğine bürünmüşken,
İşe giderken, adımlarım şarkıya dönüşüverdi aniden.
Balayına çıkmış bir çift güvercinde eşlik etti bana tüm yol boyunca…
Konuşuverdi sıcak karlar, armoni içinde ,en içkin benimle…
Aniden terleyiverdim ürperten güzelliğin fısıldayan nefesinde.

Hala düşünmekteyim felsefi labirentlerde;
Ana fikir ne, bugün yaşanan düşsel ve görsel oldu bittilerde?
Sadece aşkın yanan gözleri mi?
Yoksa ilkine el uzanamadığım , bin bir perde ötesi arınmışlık mı?
Kadim yolculukta moladan sıkılıp asıla,
Aslıma ,
O’na özlem mi?



31.12.2010/Gürün/Kezer
 

0
0
0
Yorum Yaz