Kavgamız/Kezer

2009-10-20 13:48:00

 

Kavgamız/Kezer

 

Yıkılmaz sözcüklerle bir sur inşa ettim, isyan bileyen şahin gözlerime!

Sonrasında çatlamış toprağa süründüm,yeni doğan ürkek ceylan misali.

Göklere el verdim , teyemmüm alan derviş ruhunun sükunetinde.

Ve kainatın döngüsünde ne fazla ne de az;  kararınca canımdan döküldü o kutlu söz:

Tamı tamına iki kelime: Hak Allah …

 

Basamak basamak çıktığım aforoz meydanında:

Tarihte kalsın kahramanlık,

Ün ve şan yıkık omuzları dik tutsun!

Mazeret ve korku da gölgede sinenlerin olsun.

Yeter ki hissemize ;

Bir meydan ,

Bir kavga ,

Bir asil düşman ,

Bir de dirilten ölüm düşsün…

 

Tarihsel gerçeklikte yüzlerce yıl öncesinde,

Kanayan yüreklerdeyse daha dün.

Kerbala da Can Hüseyin yola koyulmuştu başı avuçları arasında.

Mübarek dudaklarında efendiler efendisine selamlar ,

Ki o gökleri sarsan selamlar,

Kana,

Tere,

Göz yaşına bulanıp da öyle uçuşuyordu özgürlük diyarına.

Ve toprakla kanın vuslatında çorak iklimler gül kokuyordu cennet esintisi eşliğinde…

 

Yazgımız gün ışığında yol alırken, öte yanda şiirin kalbinde de ışıldasın .

Yüz yıl sonra masum bir çocuğun ellerinde soluk, yırtık , sayfası eksik bir kitapta,

Var oluş hikayemiz okunsun.

 

Elbet biz de biliriz hayat arenasında ,

Gün gelir gün gider .

Geride yine nefessiz zaman ve mekan kalır.

Kaybolmuş emanet kendine sahici bir diriliş damarı bulsun diyedir tüm kavgamız.

Ve şiirimiz,

Düşsel iklimlerde aşk ateşinde semaya duran narin kelebek gibi özgürce devinip dursun.

 

 

20.10.2009/Van

 

0
0
0
Yorum Yaz