Seni Seviyoruz Tarihi Yazan Adam/Muhammed Mursi'ye

2013-07-06 01:34:00

    Seni Seviyoruz Tarihi Yazan Adam     Halkına, hakkına, hakka sahip çıkan adam: Muhammed Mursi. Yitik ümmetin onur timsali. Bir yanda Bilge Kral Aliye İzzetbegoviç vakarı, Öte yanda şehit Cevher Dudayev cesareti. Seni seviyoruz tarihi yazan adam.   Darbedir gelir geçer, ne alır ki izzetten? Asla vaz geçme! Dik dur, ilk günkü gibi. Hayberi kuşatan Ali misali. Yıkılma sakın tank, top, uçak, postal karşısında. Ve asla unutma; Sade Mısır halkı değil, yeryüzünün tüm asil yürekleri yanında. Duaya duran dudaklarda güzel ismin yükselir Rahman katına.   Düştü düşer uzaktan mukavva kukla. Ve ardındaki piyonlar, Şaklabanlar, Bilumum yardakçılar, Çanak içinde mevzilenen aç köpekler, Karanlık bütün yüzler ve korkunç gölgeler. Belki bugün, belki yarın , er geç rahmet ayında. Gül çocuklar inince meydana ,dolanır eli ayağı firavunun. Onun bunun aklıyla, kurşun sıkanın bellidir sonu. Devran döner, yeniden kurulur mizan. Zulümle gelen, elbet hesap verir halka. Hakka. Hukuka.   Seni seviyoruz tarihi yazan adam. Yitik ümmetin nefesi, Sesi… Devamı

Doğuyor büyük doğu/Kezer

2013-06-21 00:33:00

Doğuyor büyük doğu/Kezer Çocuğun “büyük doğu” ; doğuyor en batıdan! Kucak aç; koşuyor gül çocuklar ten kapıdan. 21.06.2012/Türkiye Devamı

Milli İrade/Kezer

2013-06-16 02:06:00

Milli İrade/Kezer Yıl bin dokuz yüz kırk altı: Halk artık ayakta. Söz de karar da millette! Ötesi kayakta... 16.06.2013/İpsala Devamı

Balon

2013-06-15 00:15:00

Balon/Kezer Çocuk; elinde mavi balon... Her yer hürriyet. Sayar üç, beş, on. Gökte sevinç , yerde adalet. 15.06.2013/İpsala Devamı

Ölüm

2013-06-13 00:01:00

Ölüm/Kezer Üç günlük dünya. Bir varız, bir yokuz rüyada! Hayat su ise, hakikat yıkılmaz tek ada. 12.06.2013/İpsala Devamı

Arkadaş!

2013-06-12 01:18:00

Arkadaş! Arkadaş! Bir elinde ateş, ötekinde taş. Bu yol çıkmaz! Kargaşada ; kim ayak , kim baş? 12.06.2013/İpsala Devamı

Seni seviyoruz savunan adam!/Kezer

2013-06-11 00:10:00

    Seni seviyoruz savunan adam*/Kezer   Kopsa kıyamet, kalmasa da dam üstünde dam! Yürekten seni seviyoruz savunan adam.   11.06.2013/ipsala   Millet iradesini aziz bilip , asil emaneti hakkıyla koruyup milleti ile birlikte adaletle ve nezaketle hak bildiği yolda dosdoğru yol alan adam     Devamı

Ben aşkı satın aldım/Kezer

2013-03-05 00:07:00

 Ben aşkı satın aldım/Kezer Ben aşkı satın aldım. Venüsten kopup gelen fahişenin kor dudaklarından. Ve hiç düşünmeden yüklendim sırtıma bir ömürlük günahını... Bu gelgitte kaybeden kim? O mu? Aşk mı? Ben olmadığım kesin de... Göz açıp kapayancıya kadar geçen ömür takviminde , Belki bir yıl, bir ay yada bir hafta, Veyahut bir gün, Ancak kesin olan şu ki, Aşkın tüm renklerini yeşil bir gözün derinliklerinde avuçladım. Ve yaşadım ömrümün son anı gibi, Bayram sabahının serinliğinde yeni giysilerini giymiş çocuk gururunda. Ben aşkı satın aldım. Bir ömrüme karşılık, bir gün. Anlatması zor, Yazması imkansız , Şiir deseniz benim işim değil. Belki yüzde beliren tebessüm, işte onu da düşen bilir dostlar. 04.03.2013 / İpsala Devamı

Yağmur, aşk, bahar ve ben /Kezer

2012-05-09 19:25:55

Yağmur, aşk, bahar ve ben /Kezer Mayıs ayında Ankara'da bahar geliverdi aniden. Yağmur yağdı, ben yürüdüm. Üşüdüm kedi gibi. Yağmurdan değil gurbetten. Uzak olunca sevgili, Yetim kalırmış soğuktan, yağmurdan yanık yürek. Yağmur da üşüdü. Ben güldüm, delilikten değil aşktan. Koynuma aldım gökten düşen hüzünleri, Yoldaş oldular göz yaşlarıma. Avuçlarımda biriken söylenmemiş tümcelere yoldaş oldular yol boyunca. Ne garip aşk da üşüdü. Ben dona kaldım mayıs serinliğinde. Durmaksızın yürüdüm yağmurla el ele susarak, Susayarak. Dudaklarımdan özlemler suya karıştı. Ayaklarım alıp götürdü beni bir bilinmeze... Ve kuşlar gagalarından tek damla vuslat getirdiler sevgiliden ötelerden, Ebabil misali. Boncuk boncuk terledim. Sıcaktan hiç değil, beni tekrar dirilten heceden. "Seviyorum." Mutlu oldum içsel yürüyüşümde, Yağmur sığınak buldu el ve ten değmemiş narin yürek sarayımda. Aşk kelebek olup ferman buyurdu yeniden. Yağmur, Aşk, Baharın çapkın yüzü, Ve durmaksızın yürüyen ben , Bütün hikaye bu. 07.05.2012/Ankara   Devamı

Tevafuk/Kezer

2012-05-09 19:24:41

Tevafuk/Kezer Gök katında tesadüf yok, tevafuksa kader. Tüm yaz(g)ılar bizim ; ama son sözü kalem der. 09.05.2012/Ankara Devamı

Ölüm/Kezer

2012-05-07 22:07:54

    Ölüm/Kezer Ölüm , hayat sahnesinde değişmez tek sultan. Kaçış yok. Her adım ona... Mutlak belli zaman. 03.05.2012/Ankara Devamı

Yağmur, aşk, bahar ve ben /Kezer

2012-05-07 22:06:47

Yağmur, aşk, bahar ve ben /Kezer Mayıs ayında Ankara'da bahar geliverdi aniden. Yağmur yağdı, ben yürüdüm. Üşüdüm kedi gibi. Yağmurdan değil gurbetten. Uzak olunca sevgili, Yetim kalırmış soğuktan, yağmurdan yanık yürek. Yağmur da üşüdü. Ben güldüm, delilikten değil aşktan. Koynuma aldım gökten düşen hüzünleri, Yoldaş oldular göz yaşlarıma. Avuçlarımda biriken söylenmemiş tümcelere yoldaş oldular yol boyunca. Ne garip aşk da üşüdü. Ben dona kaldım mayıs serinliğinde. Durmaksızın yürüdüm yağmurla el ele susarak, Susayarak. Dudaklarımdan özlemler suya karıştı. Ayaklarım alıp götürdü beni bir bilinmeze... Ve kuşlar gagalarından tek damla vuslat getirdiler sevgiliden ötelerden, Ebabil misali. Boncuk boncuk terledim. Sıcaktan hiç değil, beni tekrar dirilten heceden. "Seviyorum." Mutlu oldum içsel yürüyüşümde, Yağmur sığınak buldu el ve ten değmemiş narin yürek sarayımda. Aşk kelebek olup ferman buyurdu yeniden. Yağmur, Aşk, Baharın çapkın yüzü, Ve durmaksızın yürüyen ben , Bütün hikaye bu. 07.05.2012/Ankara   Devamı

Aşk ve Vuslat/Kezer

2012-04-29 12:27:22

  Aşk ve Vuslat/Kezer Gurbette gün yıl olur, ucunda yoksa sıla. Yüreğe düşmeyen göz yakıla, aşk asıla... 29.04.2012/Gürün   Devamı

Aşkın Yüz Hali I

2012-04-18 22:45:38

  Aşkın Yüz Hali I             Mırıldanarak yürüyordu saçlarına ak düşmüş, gözlerine düşlerini perde etmiş, bedeni sokaklarda ruhu bilinmez hayali bir diyarda, iki eli paltosunun içinde, ağır adımlarla yürüyordu hayatın yorduğu ve hayatı yoran yorgun adam. Tuhaf bir hali vardı. Ankara ayazında kar buz içinde Kızılay meydanında binlerce kişi içinde ilk anda fark edilecek bir hali var gibiydi. Ancak aynı anda da sanki düşsel bir alanda geziniyor gibiydi. Zaman zaman kırışmış yüzünde tebessüm beliriyor ancak bu hal çok geçmeden tamamen donuk, poker surat halini alıyordu.             Gün boyu dolaşıp durdu geniş bir daire çizerek Kızılay meydanında. Sonrasında öğleden sonra saat üç gibi Güven Parka gidip boş bir banka oturdu. Paltosunun iç cebinden cep telefonunu çıkarıp internete bağlandı, e postalarını okudu, mesajlarını kontrol etti, kah sevinç oldu, kah üzüntü.             Çok geçmeden yirmi beş yaşlarında oldukça güzel, alımlı, bakımlı, kentli, beyaz yakalı, öz güveni yüksek ve ses tonunda, konuşmasında oldukça “zeki” olan genç bir kadın sessizce “merhaba ali” diyerek yorgun adamın yanına oturdu. Yorgun adam hafifçe başını kaldırıp genç kadının gözlerine bakmadan mırıldanarak belli belirsiz ; “merhaba” dedi.              Uzaktan bakınca iki sevgili oldukları gün gibi anlaşılıyordu. Fakat her ikisi de sessiz, sıkıntılı, belirsiz bir haldeydi. Uzun süre ufka bakar gibi sessiz, yalnız ve derin kaldılar. Nedense her ikisi de ilk ... Devamı

Aşk Hali/Kezer

2012-03-28 17:25:00

Aşk Hali/Kezer Aşk kurak yürekte bir kez esse, canan erir. Yanar ne var ne yok... Mavi düşte can yeşerir. 27.03.2012/Ankara Devamı

Aşk Hali/Kezer

2012-03-28 17:20:07

  Aşk Hali/Kezer Ey yar! Aşk varsa yürekte sen de yalan ben de... Yoksa hayat ağır yük! Üç beş günlük bedende. 28.03.2012/Ankara *** Devamı

Adalet Yürüyüşü VI/Kezer

2012-03-22 19:59:55

    Adalet Yürüyüşü VI/Kezer Millet vicdanı, en yüksek kürsüden süzülür. Adalet milim sapsa, yer gök hakka üzülür. 22.03.2012/Ankara Devamı

Makale Güncesinden/Müdahil olma veya dahil olma I

2012-03-19 21:00:34

  Makale Güncesinden/Müdahil olma veya dahil olma I   Bireylerin toplumsal soru ve sorunlara yaklaşımları genelde iki ana başlık altında toplanmaktadır. Bireysel kimlik bilinci yüksek, evrensel temel değerleri içselleştirmiş, eleştiri kültürü ve farklı olanı dinleme yetisi gelişmiş, dünyanın merkezinin kendinden olmadığının farkında olanın toplumsal soru ve sorunlara yaklaşımı “müdahil” olma noktasındadır. Müdahil olma hali kendi içinde “yeni bir çözüm/yaklaşım/açılım/öneriyi de” barındırır. Müdahil olma etken olmadır, öznel , özgü ve özne olmadır. Müdahil olma suyun her daim kendi mecrasında akarak bireylerin ve toplumların azami derecede sağlıklı ve sağlam bir yapıda kalmasını hedefleyen bir akarsudur Öte yandan bireysel kimliğin neye tekabül ettiğinden bi haber, toplumsal soru ve sorunlardan olabildiğince kaçan, daha da açıkçası bu süreçte “kar-zarar” dengesinde hesap kitap yaparak “mevzi” alan, öznel kimliğini “güce” kurban ederek “nesne” derecesinde sayısal artık adına payına düşenin getirisi ile avunan mutlu tip yaklaşımı ise toplumsal soru ve sorunlara “dahil” olma noktasındadır. Dahil olmaysa kendi içinde ve dışındaki asıl argümanı “maceraya gerek yok,yaşasın statüko” sloganlarıdır. Dahil olma risksiz, tasasız, kedersiz edilgen, nesnel, sıradan, benzer, klişe, matbu bir görünüm ve görünüştür. Dahil olma suyun dört bir yanının yapay setlerle çevrilip doğal akışının kesilmesi ile zamanla sağlıklı ve sağlam bir yapının kendi kendini özünde tüketen bir gölettir. Müdahil olmada bireysel kimlik,  özveri, kişisel müktesap, ilkeli duruş, erdemli tavır, evrensel... Devamı

Ankara Düşlerim/Kezer

2012-03-07 17:49:27

  Ankara Düşlerim/Kezer Acep nerden başlasam, nereye bağlasam kurgusal hikayeyi. Ben de bilmiyorum. Pek bir önemi de yok. İyisimi yazmak. Nasıl olursa varır bir yere elbet. Yer: Ankara. Yıl: İkibinoniki. Ay: Şubat. Yeter herhal bu kadar malumat. Fazlası malumu ilana çıkar. Günlerce kar altındaydı Ankara. Üşüyordu düşlerim. Ve şiire dönüşecek tüm sözcüklerim. Bilmediğim yer yer ışıklı ,kimi noktaları karanlık sokağa attım kendimi. Her nedense tanıdık geldi kaldırımlar. Sanki daha önce tanışmış gibiydim geçip gittiğim yerlerle. Velhasıl ayaklarım nereye giderse, işte böyle başladı tatlı muzip az da çılgın yolculuk. Uzakta sanki bir ışık hüzmesi. Yada gökkuşağını üzerine örtü yapmış bir siluet. Tam seçemedim yoksa yürüyen bir kelebek mi? Geçtiği yerlerde tüm başları kendine çeken gizemli mıknatıs. Göz alıcı nesne yaklaştıkça eriyiverdi ,günlerce Ankara'da taht kuran kar. Sustu sokaklar. Işıklar söndü aniden. Hayat dondu adeta. Bense bir başka alemde doğum sancısı acısı ve sevincinde, Kan ter içinde... Hülasa ; bir kadın gördüm, tepeden tırnağa aşk. Her insan gibi onda da bir çift göz; ama gel gör ki ateşten öte. Yürüyüşü derseniz; deniz dalgası edasında. İnce beline sarılsa ellerim, iki kez kavuşur derim. Yeryüzünde ilk defa karşılaştığım şuh narin bir koku. Hiçbir yürek dayanmaz az çok temas etmişse güle. Dudaklarımdan bir cümle düştü yere bir tek benim duyduğum. "Ahmet ölüm ha bugün, ha birgün mutlak çalacak kapıyı, durma sen de at bir adım." Eğilip almadım karda eriyen bana ait olmayan benden doğan cümleyi. Tebessüm ettim. ... Devamı

Paylaşım!/Kezer

2012-02-18 20:55:23

Paylaşım!/Kezer El titrek, kalem tutsak, yürekte ek kelepçe. Varsıla dev kazan, yoksula yılda tek kepçe. 16.02.2012/Ankara   Devamı

Adalet Yürüyüşü II/Kezer

2012-01-29 12:17:00

Adalet Yürüyüşü II/Kezer Hey sen! Sade hukuku uygula. Ne bu şiddet! Unutma; "kılıç tutan el" de ister adalet... 29.01.2012/Ankara   Devamı

Kana(ma)yan Vicdana Sesleniş/Kezer

2012-01-24 22:06:00

Kana(ma)yan Vicdana Sesleniş/Kezer Ey vicdan, daha ne kadar huzurla yatarsın! Yer gök zulüm! Sen hakkı, üç kuruşa (s)atarsın... 21.01.2012/Ankara Devamı

Düşsel Anlar/Kezer

2012-01-16 16:22:00

Düşsel Anlar/Kezer Geceyi öptüm; ay utandı, yıldızlar kaçtı... Bilemem aşk neydi, sarhoş kimdi, zaman kaçtı? 16.01.2012/Gürün  Devamı

Adalet Yürüyüşü/Kezer

2012-01-10 22:19:00

Adalet Yürüyüşü/Kezer Doksana on, ona doksan pay ! Hakka susadım. Sus "adım" yok artık! Değişecek adım adım... 10.01.2012/Gürün   Devamı

Diriliş Manifestosu I*

2011-12-27 15:19:00

Diriliş Manifestosu I* Yer ve gök durdukça yerli yerinde, sözümüz olacak aleme bizim. Belki kurban kanından mavi göklere yazılan evrensel şiir. Belki söylendiği iklimde sözün sahibini çarhıma gerdirecek ağırlıkta bir cümle. Belki de uykuları kaçırtacak küçücük mısra... İllaki duyulacak çığlığımız yedi kıtada, ölüme kardeş dudaklarda. Kutlu yolun yitik kervanında : Kim var? Kim yok? demeden, Düşünmeden yarını , Akıla takılıp gerisin geriye düşmeden, Sorgu sual etmeden, Sessizce, Yağmurda arınarak, Üçte ikisinde gecenin duaya sarılarak, Güneşi şahit tutarak başlayacak içsel yürüyüşümüz. Kıyamete bir gün değil, bir saat kalsa da Yoksul, Yetim, Mazlum ve mağdur, Kimsesiz ve çaresizlerin "durma kıyam et!" nefesi artık kalmayacak askıda. Diriliş erleri yeni baştan yoğuracak şiiri. Hükmü geçmez tüm sözcükler silinecek tek tek kara kaplı kitaplarda. Zihinlerin gölgesinde tutuklu düşler salıverilecek güvercin kanadında. Kardelen misali, yeniden ve derinden özgürlük türküsü duyulacak her ülkede. Aydınlanacak bütün sokaklar; sokak çocuklarının direnişinde! Bugün kış biliyorum gecenin ayazını. Aymazı, Gammazı, Düşeni, Düşüreni, Yolda dökülenleri adım gibi biliyorum elbet. Bir başıma yola düştüğümü de ... Hiç dert değil. Şunu da biliyorum ; kışın ardında bahar gelecek tüm yüreklere! Rahmet su damlasında düşücek şiire. Zafer de belki adımız olmayacak; ama seferde "er" yazacak tarihe not düşen kalemde. 27.12.2011/Gürün  *Üstada en derin kalbi saygı ve sevgilerimi iletiyorum.  ... Devamı

Gül Çocukla Hâsbihal XXV/Kezer

2011-12-16 14:29:00

Gül Çocukla Hâsbihal XXV/Kezer Gül Çocuk ; “hayat git gel böyle gitmez” büyüdüğünde sen de göreceksin. Senin de herkes gibi askıda soruların olacak. Çözülmez denen sorunların içinde boğulup gittiğin günlerin, Nefesinin kainatın sesinde kaybolduğu yalnız anların, Yüreğini taşıyamadığın zaman dilimlerin olacak. “Ey özgürlük nerdesin?” çığlığın küçük bir serçenin tebessümünde kaybolacak. Güllerin kıskandığı Gül Çocuk; “Özgürlük ne inkarda ne kaçışta ne de bedende…” Teslimiyette özgürlük! Varlığın farkına, Var oluşun hikmetine, Yokluğun da varlığın bir parçası olduğunun farkına varıp teslim olmaktır özgürlük. Gül Medeniyetinin göklerdeki kelebek esintisi Gül Çocuk. Özgürlüğün yolu teslim olmaktan geçer, sakın unutma bunu. Teslimiyet : Asla rücu, Kadim orta yola düşünmeksizin düşüş, Yeniden dirilip yağmurla yenilenerek doğaya ve doğala dönüş, Ruhun sesini (gecenin üçte ikisinde bütün kitapların özünde kaybolarak) dinleme, Aşkın halde kalarak aşkı her daim duyumsayarak yaşama, Kainatın ritmine ayak uydurma, O’ndan O’na dönüş eylemi, Tefekkürden şüküre geçiş süreci, Diyalektik süzgeçten zihni didik ederek dinamik sorgudan, sorulardan statik bir olgunluğa varış, Dilin, Kalbin, Ruhun, Bedenin, Düşün ve düşüncenin birlik hali, İnkara giden tüm yolların çıkmaz, Bütün pencerelerin kapalı, Her savruluşun asıldan kopma olduğunu birebir görerek, Tek aydınlık yolun “idrakte” olduğunu eylemli bir şekilde temas etme... Devamı

Aşk Hali

2011-12-15 10:56:00

  Aşk Hali Aşk'ın yeşerdiği yerde, suç ve günah yoktur! Kalbi yakıp (ç)eviren , gökten inen can oktur! 15.12.2011   Devamı

Şükür/Kezer

2011-12-10 11:24:00

  Şükür/Kezer   Ses, nefes, hava ve su… Her şey nimet ; çok şükür. Tefekkür edince yer ve gök rahmet. Teşekkür.   10.12.2011/Gürün   Devamı

İtirafımdır!/Kezer

2011-12-08 15:04:00

İtirafımdır! Dayanılmaz hal aldı, Artık taşıyacak takatim yok. Saklamanın da anlamı. Benim itiraf etmeğe cesaretim var, Peki ya senin duymaya cesaretin var mı, kış güneşim? Ben aşkı sevdim sevgilim. Aşk beni seçti gökteki yıldızlar içinde, Ve beni mahkum kıldı kendine. Erimişiz dolunayın altında, Bakır eski bir tasın içinde tek damla su misali ömrümüz. Güneşe değdikçe tenimiz, yağmur olup yağmaktayız aleme. Sevgilim senin kollarında ne kadar kaybolduysam hoşluğa, Ne kadar düşsel şölenlerde haz aldıysam, Düşünmeksizin boşluğu düştüysem, Hepsi ... Evet hepsi topu topu aşka bir adım daha yaklaşmak adına, Benden aşka küçücük bir çaba. Yaptığım kavgalar, Huysuzluklar, Aniden çekip gitmeler ve kaybolmalar aşkı duyumsamak adınadır. Doğruya doğru böyle değildi ilkin. Sen, Kalbime dokunan , İçsel yürüyüşlerimde bana eşlik eden her nefes, Cılız sesime ses veren bütün endemik kelebekler, Vesaire vesaire... Yani sabıka kaydım. Gizlenmez kabarık müktesabatım. Hepsi ilk dokunuşta, Gece yaz öpüşlerinde zaman zaman aralıyordu mavi düşleri. Sonrası yine tarifsiz boşluk, Dayanılmaz ızdırap. Kaygı ve acı... Yine böyle bir günde çıkageldi aşk! Kırmızı uçurtma ardında muzip bir çocuk gibi göründü gözüme. Gönlüme ateşi düşmeden ayrılık sancısı saplandı. Dokundu şah damarıma. Esir aldı beni. Ne kadar yalnız, Susuz, Sessiz, Renksiz ve kimsesiz olduğumu o gün anladım. İşte o günden beri aşkı sevdim sevgilim. İtirafımdır: Ben aşkı, Aşk beni sevdi sevgilim. 08.12.2011/Gürün   ... Devamı