Soru Boru Diyalektiği/Kezer

2010-12-28 21:33:00

Soru Boru Diyalektiği/Kezer Kıpranma, çakılı kal! Sonra "de" bu boru mu? Yıpranma ; ses ve nefes yoksa... Bu da soru mu? 28.12.2010/Gürün Devamı

Seviyorum Seni/Kezer

2010-12-27 20:50:00

    Seviyorum Seni/Kezer   "Seni seviyorum" iki kelime, bir cümle. Yer, gök; kuş, yağmur vealem duysun, görsün cümle.   27.12.2010/Gürün Devamı

Git Gel Bitmez Bu İmza İşleri/Kezer

2010-12-13 21:57:00

Git Gel Bitmez Bu İmza İşleri/Kezer Buyurgan bürokrat sessizce gülümsedi: Ey yurttaş ; bugün git, yarın bir daha gel! Bitmedi daha işin, El pençe divan durmak sana, kasvet yüz de bize düşer. Bilmeli herkes haddini, Öyle kolay değil bizde imzalı yazı almak. Bin dereden su, bin deveden yük getirmen gerek. Devlet dediğin kolay işi zora sokup, günlerce çözüm arama sanatıdır bunu da unutma! Vatandaş hukuka sığındı ve kendi içselinde mırıldandı: Vergide, Askerlikte, Yükümlülükte, Zorda ve darda, Hülasa vermeden almada yirmi dört saat var olan tüzel kişilik, Nasıl olur da hizmet esnasında , Bir kalem , bir imzada bulunmaz yerinde? Git gel yada gel git. Arada mutlaka telefon aç, sor dur... Zamanın yoksa , sıkıntın da çoksa, al sana labirent kar topu ey vatandaş! Yükseltme sesini, Küçük harflerle üç hecelik cümle kur. Gerisi malum. "Malumat budur" dedi, fiilen koltuğa kurulmuş donuk ve soyut memur! Birey güpegündüz çırılçıplak soyulduğunda , Eksildi, Küçüldü, Yutkundu, Büzüldü, Göz yaşı olup kara karıştı ve tok bir sesle: "Maruzatım yoktur komutanım!" dedi. Devlet katında kapalıydı adaletin gözü! Terazi, kılıç ve kitap, Yine yok sayılmıştı, oysa vatandaş var sanmıştı, malesef yoktaydılar... 13.12.2010/Gürün ... Devamı

Doğum Günüm*/Kezer

2010-12-05 19:23:00

Doğum Günüm*/Kezer       Sana yeryüzünün hangi lisanı ile seslensem , söyler misin bana? Öyle bir dil olmalı ki Bir sen, bir ben,bir de bizi yüreğinde eriten dolunay bilmeli o kadim dili… Yoksa gök kubbeye ulaşmış hiçbir söz ifade edemeyecek göz bebeğimin sevincini.   Can, Canan, Gülüstan diyarının narin ve mahzun sultanı. Gül dalım,sensiz yola çıktım seni bulmak için, Bulduğumda da senden sana koşar oldum bedenimi taşımakta zorlanan iki çift ayakla. Hala devinip dururum , güneşin etrafında pervane yıldızlar misali.   Dünya kayıtlarında bir aralıkta aşkın ateş serin kılmış bir faniyi, Hangi gün olduğu hala belirsiz bir günde ise Kezer gülüvermiş kadere ve kedere, Sonrasında herkes kendi rolünde, Kendi çapında, Kendi düşünde ve düşünüşünde… Ve bir gün sıcak bir merhaba. Bu merhaba açıl susam açıl sihrinde çok tatlı , az çapkın, biraz da mahcup…   Kırmızı uçurtmam! Gülden öte, kainatın tüm kokuları ve tüm renklerine bürünmüş nazenin ay parçam. İyi ki sen de merhaba dedin aleme, Kaleme, Ahmet’e iyi ki sen de esirgemedin bir sıcak merhabayı. Bu ayı , bu günü, dünü, yarını unutmam asla. Ve bir de Konya’da rüzgarlı bir şubatta geçen düşsel günleri.     Uzakken özlem olan yakın da her daim beni susuz  ve sözsüz kılan kelebek sevinçlim. Ebedi ve ezeli sevgilim. Mutluluğun kalbi cennet kızım Zeynep’in annesi, İki cihanda ilk, tek, son eşim. Özlüyorum seni sende…   Hoş geldin bebeğim. Varım, varlığı... Devamı

Hasretim/Kezer

2010-11-23 21:33:00

    Hasretim/Kezer   Üzgünüm... Yanında olmak vardı, gül bebeğim. Ölüm sarsa da beni , "mutlu ol" tek dileğim.   23.11.2010/Gürün     Devamı

Kurban/Kezer

2010-11-21 11:49:00

    Kurban/Kezer   Kurban kim? İbrahim mi, can mı,  yada canan mı? Aşkın ben! Yanan kan mı, zan mı , yoksa zaman mı?   16.11.2010/Malatya Devamı

Beşinci Boyut Halleri I/Kezer

2010-11-10 21:53:00

  Beşinci Boyut Halleri I/Kezer   Aşktan yere düştü dolunay, eyvah gül gebe... Yansın zaman, yok olsun mekan, gitmesin ebe...   10.11.2010/Gürün Devamı

Aşk/Kezer

2010-11-09 21:40:00

    Aşk/Kezer   Can; aşk ve kader bir kıldı bizi, alem duysun! Yanar haldeyim, tarif yok! Düşe , kalem uysun...   08.11.2010/Gürün Devamı

Bir cinayet, bir hikaye!/Kezer

2010-10-28 23:45:00

 Bir cinayet, bir hikaye!/Kezer Bir cinayet işlendi, gündüzünde şehrin tam orta yerinde! Sonrasında başladı , Akla hayale gelmez gariplikler, şöyle ki: Vurulan yere düştü, kendi sıcak kanını şahit kılarak. Vuran sağa sola bakmadan, taksi çevirdi ve uzaklaştı, telaşı hiç yanına almadan... Aniden içe döndü yüzlerce göz! Annesinin elini tutan bir çocuk "anne yerde yatan amcanın neyi var?" dedi. Çekiştirdi masum eli ve soruyu, annesi tek kelime etmeden. Yarım saat sonra, iki yüz metre ötede mesai yapan memur polisler geldi, akşam eve döner gibi. İndiler birer birer, etrafa seslenerek. "Ey millet, bileniniz var mı? Yok mu aranız da tetik çeken eli tarif edecek? Eşgale zaman ayıracak bir vatandaş lazım bize?" Ne ses, ne de sessizlik yanıt verdi soğuk ve donuk çağrıya! Bir saat sonra ambulans, beş saat sonra nöbetçi savcı vardı olay mahalline. Mahalleli sözleşmişçesine perdeyi sıkı sıkıya çektiler güneşin aydınlık yüzüne... "Yok sayınca , herşey yok olacakmış" büyüsüne kapılmış gibiydiler. Sonrasında bir dosya, üç beş klasör. Faali meçhul. Beklenen zamanaşımı. Eli kolu kan damlayan bir katilin sokakların kalbini inciten ayak sesi. Ve kalın siyah kitaplarda, Bildik kürsülerde, Yüksek perdelerde dile getirilen, Büyük harflerle tekrara ve yalnızlığa düşen, o can acıtıcı cümle: Yaşasın adalet! Elbet adalet yaşasın da, Gündüzün gözbebeğinde yitip giden masum yürek de yaşasın... Ve kan kokan ruhlar da zincire vurulsun ki adaletin yaşam alanı daim ola... 28.10.2010/Gürün   ... Devamı

Sevinç/Kezer

2010-10-02 11:26:00

Sevinç/Kezer Gün doğmadan, doğrulup yola düşen er yiğit! Bir olduk binden... Artık, diriliş damlar divit! 02.10.2010/Malatya Devamı

Yâr!/Kezer

2010-10-01 11:12:00

Yâr!/Kezer Yağmur her yerde hayat; ama çölde bir başka... Ey yar! Narın dumansız gölde, gel artık aşka! 01.10.2010/Malatya Devamı

Gül Çocukla Hasbihâl XXX/Kezer

2010-09-13 16:54:00

Gül Çocukla Hasbihâl XXX/Kezer Sana dememişmiydim Gül Çocuk! Güzel günler bizi de bir gün bulur elbet. Her yokuşun bir inişi, Her gecenin aydınlık bir sabahı vardır. İş sabırda, İş derviş tevekkülünde, İş akıncı dirilişinde, İş Ali direnişinde... Kelebek esintisinde, Gözleri dünyaya yarı açık güvercin ürkekliğinde, Baba evinden koca evine giden gelin mahcubiyetinde, Şehadet şerbetini firdevse cennetinde duyumsayarak içen şehit gururunda, Gül Çocuk sevincinde merhaba yeni güne, Yeni güneşe, Yepyeni sözcüklere, Yeni şiire ve söze merhaba... Ruhuna kazınsın, asla ve asla unutma Gül Çocuk! Ezel, dün kadar uzak; ebet , yarın kadar yakındır bize. Gerisi ana rahmi, Toprağın sıcaklığı, Tekdüze fani dünyanın bildik düşsel yaşamı, Anla işte ... 13.09.2010/van Devamı

Fırıldak/Kezer

2010-08-12 11:53:00

Fırıldak/Kezer Bak bak! İpte cin cambaz, en dipte hin madrabaz. Çek git fırıldak ! Sana burda (n)an* yok düzenbaz! 12.08.2010/Van *nan : farsça ve kürtçede ekmek demektir. Devamı

Hu Hu Hukuk II/Kezer

2010-08-12 08:36:00

Hu Hu Hukuk II/Kezer       Hu hu hukuk! Var mısın ; yok musun? Hele, de bana da;  ben de bileyim.   Hu hu hukuk! Az mısın; çok musun? Ben de bileyim; bana de hele.   Hu hu hukuk! Kapsam alanın herkesi mi kapsar? Yoksa eşitler içinde daha da eşit olan mı var? De bana da, ben de bileyim hele.   Hu hu hukuk! Bir kez yok sayılmakla zincir kopmaz mı? Cidden düşündün mü  ? Güce ve güçlüye göre sesin derecesi değişirse hiç olur mu hukuk? Hele ben  bileyim, de bana da.   Hu hu hukuk! Gözler seni arar durur; neredesin sen? Ben olduğum yerdeyim... Elma  denince yokum! Armut  yenince çokum! Bana da de; bileyim hele ben.     28.07.2010/Van            ... Devamı

Mahzun Canan/Kezer

2010-08-12 08:33:00

Mahzun Canan/Kezer Bulut düşmüş aşk gözlere, an ölüm... Vah canan! Üşümüş, gurbet güzün... Zaman mahzun... Ah anan! 25.07.2010/Van Devamı

Aşkın Derin Yüzü/Kezer

2010-08-12 08:32:00

Aşkın Derin Yüzü/Kezer Bilir misin gülüm? Sen ve ben, aşk girdabında sıradan figüran! Ne oldu ne bittiyse; bizden öte, bizden içe oldu. Tensel ,düşsel kavuşmak ve ayrılmak da tüm oldu bittilere dahil. Aşk yazardı biz de hikayenin şaşkın kahramanları. Bir tek şeyi unutma, her ne olduysa ve her ne olacaksa ömrü hayatımızda! Sevmişim seni. Hayat kordono yeni kesilmiş bir bebeğin anne memesini emer gibi, Tıpkı o masumiyette ve o doğallıkta, Seni sevmişim. Gülüm bilir misin? Aynı gökyüzü ve aynı yeryüzü bize yatak yorganken, Ayrılık türküsü de ne oluyor ki? Aşkın ateşi beni sevmiş, ben de seni. Kavuşmak mı? Hiç ayrılmadım ki! 23.07.2010/Van Devamı

Güneş ve Çocuk/Kezer

2010-08-11 16:25:00

Güneş ve Çocuk/Kezer Güneşe çıkma çocuk! Üşürsün... Dört yanın kan ter içinde. Surlar da bize, Zihinlerde örülü kalıp kalıp tuğlalar da, Seninse ruhun gökteki mavi kartal. Sevindirme celladı! Varsın, aydınlık da utansın yokluğuunda . Gece dolunaya sarıl da gezin. Türkümüz , Türkiye'miz, Direncimiz, Dirilişimiz kutlu doğuma gebe! Hiçbir şey boşa değil. İşbu şiir de... Eylülde yüreklerde doğacak bugün saklandığın güneş! Az dayan , Çok da sabır, Bitti bitecek işte o an yer ve gök bize gülecek... 04.08.2010/Van Devamı

Sevgilim/Kezer

2010-08-11 11:31:00

    Sevgilim/Kezer   Her sevgili , gül yürekte özlem barındırır... Ey yar! Senin sevdan ateşte aşk arındırır...   02.03.2010/Bingöl Devamı

Kim Özgür?/Kezer

2010-07-14 08:23:00

Kim Özgür? /Kezer Hakim yüksek kürsüden gözlüğünü düzelterek , "Özgürsün artık, Yok mudur son sözün" dedi. Yutkundu sanık! Durdu düşündü, Düşündü durdu , sonrasında tamamen doğrultu. "Ben özgürüm" dedi; "peki ya sen"? Düşündü hakim, Özgürlük ne ki dedi içinden ve de derinden... Dışarda bir kuş duydu kısık sesli çığlıklı hakimi ! O kuş geldi tanık kürsüsüne kondu. Durdu baktı, baktı baktı durdu ve o da konuştu: "Özgürlük tek olmaktır; yada tek'te yok olmaktır!" Dedi. Dalgındı katip . Habersizdi olan bitenden, Hızlı hızlı gereği düşünüldü diyerek GD düştü beyaz ekrana. Unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine... Sahi özgür kimdi? Hakim mi? Sanık mı? Katip mi? Kuş mu? 13.06.2010/Van   Devamı

Şaşkın çocuğa yorgun adamdan öğütler!/Kezer

2010-07-14 08:22:00

  Şaşkın çocuğa yorgun adamdan öğütler!/Kezer Hey sen!Şaşkın şaşkın etrafına bakıp durma; Hoş geldin büyülü dünyamıza.Unut, bildiğin ne varsa çocuk!Gökte damla damla düşerek, minik avuçlarını ıslatan yağmur değil.Her an kayabilir üstünde yürüdüğün zemin.Yukarda bildiğin güneş, ayaklarına düşebilir aman dikkat!Çarpılmak istemiyorsan küçük olmalı adımların.Koşu ise ebedi aleme...İki kere ikinin dört ettiği ülke geride kaldı.Şimdi rüzgar belirler tümceleri, Hayatları,Düşleri,Geçmişi ve geleceği,Hukuku, yüksek rakımlı tepelerde esen rüzgar belirler!Sorma soru!Kavrama yetini ister kullan ,isterse onu da boş ver...Gördüklerin ve göreceklerin üç santim ötesi,Daha da ilerisi,Ötesi berisi yok ha, bunu da bilesin!Geldiğin iklimde ;Bir kitap var,Bir yazı,Bir hukuk,Bir sistem var bir de milletin habersiz olduğu "bir şey" var.İşte "o şey" yakıcı olandır!Kalıcı olan da o'dur...Her şey o olsa da "alıcısı" yoktur vicdan arenasında.Garip değil mi?Hiç de değil...Etrafına bir bak.Burada her daim ve makbul geçer akçe: Seyircileri bir ipte tutabilen cambazdır ancak iş verilen.10.07.2010/malatya Devamı

Ebedi Eşim/Kezer

2010-06-28 09:03:00

    Ebedi Eşim/Kezer     Ruhumun nefesi, kızımın prenses annesi . Masum sesi aşkın , Kezer'in cennet senesi...     28.06.2010/Van Devamı

Aşk ve Yar/Kezer

2010-06-28 09:01:00

    Aşk ve Yar/Kezer     Aşk; kendine beden arasa, seni seçer yar! Günüm, gündüzüm gülden öte düş... Bitmesin har!     27.06.2010/Van   Devamı

MİLİTAN DEMOKRAT!/KEZER

2010-06-26 14:38:00

MİLİTAN DEMOKRAT!/KEZER FIRILDAK NESNE; RAP RAP DA, TEK ASLAN TEKNOKRAT! ŞAK ŞAK DA AÇIK ÖZNE; PEK MİLİTAN DEMOKRAT! 26.06.2010/VAN   Devamı

Kısas*/Kezer

2010-06-15 16:27:00

Kısas*/Kezer Ey hakikat peşinde kaybolan yaşlı bilge yada özgür düşlerin sıkı çocuğu! Kulak ver bana ; “söz öldü artık” sen de durma orda öylece. Hareket vakti bugün. Haberin yok mu senin? Mavi kanlılar, Her daim saf oksijen soluyan mutlu, kutlu azgın azınlıklar, Yine yek vücut olup hizaya sokmak isterler bizi. Yüksek ve muhkem kulelerde kurşundan kalemlerle, Gettolara çizilen çemberin içinde üzerimize işaret edilen sıfatların hakkını vermek gerek! Bizi nasıl görüyorlarsa bir gün de olsa o kimlikte sokaklarda boy gösterme zamanı bugün… Sen de sıyrıl üzerindeki ataletten, Bilen bin yıllık kini geceden gündüze, Cemi cümleden kelimeye, Kelimeden heceye, Kandan ateşe, ateşten cana bilen! Ve unutma; Tek kural ve tek ilke , fazlası akıla yük. Kısas… Ne zerre fazla intikam ne de zerre az merhamet. Adaletse her daim yüreğimizdeki sarsılmaz kından keskin büyülü şiir. Ölüme ve güneşe gülerek küçük adımlarla yürüyerek kartondan şatoları , Sanal , yalan, gerçek ötesi simülasyon korkulukları, Güneş batarken gölgesinden güç alan asalak korkakları, Tek tek asla sektirmeyerek, Yavaş yavaş ama şaşırmayarak, Can evlerinde, Yedi kıtada ve her sokak başında mırıldanan türkümüzü bu kez en yüksek perdede, Büyük kelimelerle kazımak gerek ruhsuz bedenlere … Bu evrede ışık gören her duvarda silinmez sloganımız yazılsın ! Kan kırmızı boya kaplasın yurdun dört bir yanını, “İntikam gecikir asla yaşlanmaz!” Her ne olacaksa; geçmişin kabul edilmez mirası, Ve geleceğin aydınlık yarınları için olacak. Yaşasın;  yaşanası kutlu kaderimiz! 15.06.2010/Van *... Devamı

Kısas*/Kezer

2010-06-15 16:27:00

Kısas*/Kezer Ey hakikat peşinde kaybolan yaşlı bilge yada özgür düşlerin sıkı çocuğu! Kulak ver bana ; “söz öldü artık” sen de durma orda öylece. Hareket vakti bugün. Haberin yok mu senin? Mavi kanlılar, Her daim saf oksijen soluyan mutlu, kutlu azgın azınlıklar, Yine yek vücut olup hizaya sokmak isterler bizi. Yüksek ve muhkem kulelerde kurşundan kalemlerle, Gettolara çizilen çemberin içinde üzerimize işaret edilen sıfatların hakkını vermek gerek! Bizi nasıl görüyorlarsa bir gün de olsa o kimlikte sokaklarda boy gösterme zamanı bugün… Sen de sıyrıl üzerindeki ataletten, Bilen bin yıllık kini geceden gündüze, Cemi cümleden kelimeye, Kelimeden heceye, Kandan ateşe, ateşten cana bilen! Ve unutma; Tek kural ve tek ilke , fazlası akıla yük. Kısas… Ne zerre fazla intikam ne de zerre az merhamet. Adaletse her daim yüreğimizdeki sarsılmaz kından keskin büyülü şiir. Ölüme ve güneşe gülerek küçük adımlarla yürüyerek kartondan şatoları , Sanal , yalan, gerçek ötesi simülasyon korkulukları, Güneş batarken gölgesinden güç alan asalak korkakları, Tek tek asla sektirmeyerek, Yavaş yavaş ama şaşırmayarak, Can evlerinde, Yedi kıtada ve her sokak başında mırıldanan türkümüzü bu kez en yüksek perdede, Büyük kelimelerle kazımak gerek ruhsuz bedenlere … Bu evrede ışık gören her duvarda silinmez sloganımız yazılsın ! Kan kırmızı boya kaplasın yurdun dört bir yanını, “İntikam gecikir asla yaşlanmaz!” Her ne olacaksa; geçmişin kabul edilmez mirası, Ve geleceğin aydınlık yarınları için olacak. Yaşasın; yaşanacak yaşanası kutlu kaderimiz! 15.06.2010/Van ... Devamı

Türkiye’dir Filistin…/Kezer

2010-06-04 11:15:00

Türkiye’dir Filistin…/Kezer Ayrı gayrı, ötesi berisi , dünü bugünü, uzağı yakını yok! Konya’dır Kudüs , Batı Şeria Şanlıurfa, Gazze Gaziantep, El Halil El Aziz’dir. Türkiye’dir Filistin… Miraç şehri ; Mescidi Aksa! Gül Nebi’nin ilk göz ağrısı, Onlarca yıl kanayan yarası yitik ümmetin, Mekke’li Ömer ül Faruk’un kadim emaneti. Gül çocukları: Taşında ve toprağında Hasan ve Hüseyin kokan, cennetin özgür kelebekleri, Cadde ve sokaklarında Arafat’ın çocuk generalleri, Yeryüzünün en asil, En yıkılmaz, En yalnız, En masum askerleri, Tanka karşı sapan taşı, kurşunlara karşı beyaz misket! Kırmızı uçurtmalara bedenlerini takıp, mavi gökyüzünde süzülen mavi kartallar… Geçmişte duyulmadı yağmura karışan çığlık sesiniz. Yaşandı, geldi ve geçti İntifada’lar bir ve iki … Şimdi hayat sunan sesiniz ve zalimin nefesi duyuldu dünyanın dört bir yanında, Dalga dalga umut gemilere doldu taştı ve vicdan gemileri koyuldu yola bir bir, Elbet bitecek onca zulüm ve hukusuzluk, Er geç kırılacak ölüm kusan ambargo, Er geç yıkılacak mağdur ve masum kandan beslenen korsan haydut devlet, Ve er geç kar beyaz güvercinler yeniden kainatın kalbine kalbine kanat çırpacak. Akrep ve yelkovan iki yaşlı ve bitişik arkadaş, Yer bakmaktalar kendilerine, Anlayın , anlayın artık kıyamet koptu kopacak , tamamdır vakit… Şimdi küresel İntifada! Yeryüzünün her karış toprağında insanlık vicdanı ayakta, Ve yumruklar sıkılı, Geri döndük diyor bizim çocuklar! Artık bizim türkümüz söylenir işgal edilmiş Filistin dağlarında, Ve bizim sözüm&uum... Devamı

Hürriyet ve Anayasa Bayramı!/Kezer

2010-05-29 14:55:00

Hürriyet ve Anayasa Bayramı!/Kezer Öylece takılı kalmış takvimdeki sararmış yaprak, Zaman durmuş sanki, Sonrasında da hiçbir el uzanmamış masumiyete düşen gölgeyi yok saymaya. "üç nisan bin dokuz yüz altmış üç" Tarihe düşülen kara leke! Kanlı ve vahşi darbe, Üç masum yürek, Gözyaşını içine akıtan aziz bir millet, Yıllarca "kırmızı kaplı" kitapta mapus tutulan ve gün ışığında aranan tabii hukuk! Ve dar ağacı... En yüksek perdeden , "Sizi buraya tıkan güç böyle istiyor" diyen yargıdan, Yargıçtan, Yargılamadan, Ve de "gerekçesiz gerekçeli" malum, matbu karardan söz edecek değilim bugün... İroni değil. Tamamen gerçek ve tamamen yaşanmış bir kesit. Hürriyet ve Anayasa Bayramı! İyi ki o günlerde sokaklarda çelik çomak peşindeymişim... En büyük utanç : "üç nisan bin dokuz yüz altmış üç" En büyük diriliş ve direniş: Üç yiğitten geriye kalan asil bir duruş... Ve aziz milletin emanetine sahip çıkması. Elli değil, beş yüz yıl da geçse de, Dün yaşatılan kara ve karanlık günler asla unutulmayacak, Bir daha da asla milletin kaderine atılmayacak kör ilmek! Dualar üçte ikisinde gecenin, kanatlanıp kanatlanıp rahmet olup, Yağmur olarak, Esenlik olarak, Umut olarak düşecek tek tek gül çocukların masum yüreklerine... 29.05.2010/Van   ... Devamı

Doğum*/Kezer

2010-05-25 15:52:00

  Doğum*/Kezer Canımdan can koptu, yeniden dirildi dünya... Sonsuz mutluluk, büyük rahmet, kelebek hülya... 22.05.2010/Van *Zeynep Kezer Devamı

Direnen Adam III/KEZER

2010-05-03 17:08:00

Direnen Adam III/KEZER Ve sen, Direnen adam! Düştüğün yolda seni yarı yolda bırakanlara bakıp da üzülme sakın. Korkuyu gölgesine urba yapmış zavallı kurbanlara diyecek söz yok. Selamdır bizi serin tutan varsın eksik olsun bugün kaçanlara. Yol uzun. Kalu Bela'dan mahkemei kübraya çizili kaderimiz. Keder mi? Sakın ha sakın! Biliyorum sende de var derin bir kırgınlık. Kızgınlıksa yakışmaz, kadime sırtını verip güneşe tebessüm edenlere. Bilir misin direnen adam? Surlar eski sularda kalan yıkılmaz ve geçilmez setler değil artık! Domino taşı misali her bir tuğla düştükçe aydınlandı memleket karış karış. Elbette yarışta varışa değil de kopuşa, gerisin geri gidecekler olacak. Dün olmadı mı Mekke'nin cehennem sıcağında. Bugün olması kırmasın kutlu direncini... İlk ihanet bahçe içinden gelir unutma! Taif yolunu ve yolcunu düşün de güller açsın gecende, Gündüzünde, Gününde... Anadolunun mutmain her dingin evinde göklere açılan avuçlarda, Bildik dua okunur. Zorda kalan bir neslin sesi olan nefesi ayakta tutan yakarışlar yedi kat arşı alada. Bahar yağmurunda hep bereket mi olur söyle bana direnen adam? O halde içine çekil. Kalbini bir kez daha, üçte ikisinde gecenin serin dualarıyla yıka. Bütün kitapların izlerinin olduğu satırları oku harf harf! İçkin sesin, gecenin sessizliğinde zaman ve mekan boyutlarını aşarak yükselsin basamak basamak... Arın üstüne düşmüş öte beriden, Ve unutma geriden geriden gelen, gül çocukların sarsılmaz inadıdır. Böyle anlarda ebabil kanadında özgürlük türküsü söylemek yakışır sana, Bana, Yarınlara, Dostlara... Seni seviyoruz direnen adam. Zo... Devamı

Kod Adım: Hikmet-i Hükümet!/Kezer

2010-04-15 17:49:00

 Kod Adım: Hikmet-i Hükümet!/Kezer   Kod adım : Hikmet-i Hükümet. Asla ve hiçbir zaman merhamet beklemeyin benden. Taşıdığım adına birilerinin kalp dediği et parçası nasırlanalı yıllar oldu. Adalet, vicdan, hukuksa hak getire. Sonrasında demedi demeyin diye açıklıyorum işbu muhtırayı. Olur bende de arada bir cömertlik. Bugün iyi gün bana . Niçin mi? Sokaklar yürür durur ve en kalabalık anlarda adım duyulur tüm meydanlarda!   Kardeş katli vaciptir bizim kutsal kitabımızda. Yeter ki yaşasın leviathan; varsın nefes alan milyonlar kumsaldan kale misali yıkılsın tek tek. Hukuk; bizim elimizde ötekini susturmak için bir aygıttır, bundan ötesi yok bu da bilinsin! Her kuralı biz yazarız yeniden ve tekrardan olmadı sil baştan… Meşruiyetin de kaynağı bizden sorulur , millet dediğiniz ne ola ki?   Ne yaptıysak Aziz ve Yüce Millet için yaptık. Tamam tamam hemen de kızmayın;millet dediysek tevazudandır yoksa ha millet ha biz! Ayrı gayrı mı var aramızda? Milyonlar rahatça uyusun diyedir onca proje ve eylemler.   Birileri az satan gazetelerinde atıp durur! İnanmayın. Dönektir onlar yada liboş bunlarda değilse bölücü veya gerici yahut da tu kaka… Anlayın gayri leblebiden önce lebi. Dışarıdan bakınca elimizin kan dağladığı da yalan… Gölgemizin olmadığı da kuyruklusundan uydurma. Uykuyu soracak olursanız işte o çok uzak bize. Asaletten midir yoksa başka bir şeyden mi işin bu kısmını çözemedim. Ki ben memleketi bulmaca yaparak sabah akşam kutulara işaret koymaktayım. Zor durum dostlar. Bilmem ne zaman uykuya dalsam karabasanlar çöker üzerime, Üzerlerinde imzam olan arafta kalmış ruhlar öldüren gözlerle bey... Devamı