Şiir ve Ben/Kezer

2010-04-02 11:24:00

Şiir ve Ben/Kezer

Can bulmak isteyen her şiir, mutlaka bulur kendine dingin bir yürek.
Ve sonrasında başlar doğum sancısı.
Şair şaşkın , şiir sabırsız, alem uykusundayken bahar esintisi tadında harf olur,
Kelime olur,
Cümle olur ,
Satır olur,
Beyit olur... Mavi gökyüzünde kırmızı uçurtma olur!
Kimi zihinlerde masal kapısını açan destansı anahtar,
Kimi ipotek beyinlerde akıl oynatan paslı çivi olur.
Olurların olmaz, olmazların olur olduğu iklimde olur da olur...

Yerdeki güneşe selam duran papatyayı koparan el,
Hayat hakkı mı tanır kelebek ömrünü özgürleştiren canlara?
Ürker mi şiir?
Şairin kaçtığını gören bir çift göz var mıdır fani yeryüzünde ?
Ölüm dediğiniz; toprağın rahminde ebedi aleme yolculuk değil midir?
O halde,
Hesap kitap, al ver derdi ve kaygısı olmayanın, hiç olur mu kederi?

Ey şiir!
Bir ruhta iki asi serdengeçtiden farkımız yok bizim.
Bugün merek ettiğim şudur?
Varsa sende bir yanıt , duymak isterim gün doğmadan.
Beni seçen sen misin?
Seni bulan ben miyim?
Yoksa gece ve gündüz gibi iç içe mi kaderimiz?

Kolay elbet tenden ayrılık!
Her türlü özlem vuslata gebedir ve sabır taşında kaybolur.
Ruhumun yoldaşı,
Tek tek kapıların kapandığı bir şehirde,
Saraylarda ve meydanlarda adımı haykıran ben'den öte "ben'in" kadim arkadaşı.
Görmeyince seni tak tak umutsuz seslerin sel olduğu sokaklarda,
Duymayınca sesini var olmak kavgasında,
Ölü bir şehrin güneş gören tek çıkmaz sokağında olmayınca deli dolu nefesin,
Sayıklar oldum işte , ister itiraf kabul et isterse acziyet.
Vaziyet budur.
Artık uzamasın mesafe; dolunay kadar yakın ol bana.
Eksik yanın, tamlanacak yanımdır.
Sen ben yok.
Unutma.


02.04.2010/Van


0
0
0
Yorum Yaz