Yasemin Devrimi*/Kezer

2011-02-01 23:13:00

Yasemin Devrimi*/Kezer


Yeryüzünün herhangi bir kıtasında,
Uzak yada yakın ülkesinde,
Görsem yalınayak yiğitlerin saraylara yürüyüşlerini,
Gökkubbede direniş erlerinin asi ve asil haykırışlarını duysam,
Kanayan yüreğim titler aniden!
Haykırırım:
"Oralarda olmalıyım , ben de baş kaldırmalıyım zulme,
Haksızlığa,
Hukuksuzluğa,
Halkı yoksulluğa ve yoksunluğa mahkum eden düzene..."

Tarifi imkansız, anlatılmaz tatlı mutluluk.
Sevincim büyük.
Güzel ülkemde kardelenler güneşe tebessüm ederken,
Daha dün göz yaşları ile terk ettiğimiz iklimlerde, illerde, köylerde
Yaseminler diriliş sancısında.
Onlarca yıllık "sus" surlarını su aldı Tunus'ta.
Ne duvar kaldı, ne kale, ne de buyurgan buyruk.
Yine hükmünü söyledi kalem tüm aleme.


Selam sizlere, kahraman Tunus halkı.
Binlerce selam, hakkı ve hukuku üstün tutan ellere,
Sokakları güllerle bezeyen mavi düşlere de kalbi selam.
Selam serdengeçtilere,
Selam ay yıldızlı kırmızı bayrakları sokaklarda dalgalandıran bizim çocuklara.
Ki o çocuklar resmi kayıtlarda fişlenmiş,
Ötekileştirilmiş,
Yüksek katlarda toplum mühendislerince, yok sayılmışlar sayıca çok olsalar da .
Deli ile veli arasında gel gitlerde dolanan bizim çocuklar.
Yoksulluğun en dip hücresinde yargısız ebedi mahkum idiler...
Yasaktı kendilerini var kılan her değer,
Kayda değer ederleri yoktu devlet ve hükümet katmanlarında.
İşte o çocuklar,
Gül çocuklar "yeter artık" diyerek küresel bir denize küçük bir taş attılar.
Sonrasında kış ortasında gettolara dalga dalga özgürlük.
Eşitlik.
İnsanca yaşam.
Hak, adalet ve tabi hukuk.
Zulmün kalbine ise korku ve tsunami.
Zorbalarda kaçan kaçana.
Bilmezler ki gittikleri yurtlarda da aynı türkü söylenecek er geç.
Belki gündüz belki de gecenin üçte ikisinde ,
O ülkelerde de halkın haklı sesi duyulacak her sokakta,
Her meydanda,
Her şehirde...

Yeter ki bir kez içten kutlu yürüyüş başlasın , kıpır kıpır dudaklarda dualarla.
Ardında elbet yardıma koşar ebabil kuşları,
Serin olur Nemrut ateşi tüm "ibrahimlere"...
Çöle nur iner de iner , serinler ateşten yürekler.

Tunus'ta yakılan ateş kalmaz orada,
Ki kalmadı da,
Ardı sıra korku düştü despot sulta kulelere...
Kartondan devlere,
Gölgesine sığınmış karanlık yüzlere.

Mısır da Musa'nın asası canlandı yeniden ve en derinden,
Gül diriliş halkası sardı tüm halkı.
İlk piramitlerin en zirve noktası aydınlandı ,
Ardında nil kevser olup can verdi , adeta ikiye yarılarak.

Küresel intifada,
Yirmi birinci yüz yılın son halk devrimi kalmaz üç beş ülkede.
Tek tek yıkılır muhkem şatolar,
Varoluşlar bir kez koparlarsa tüm bağlarından,
İşte o gün kurulur yeni dünya düzeni yeniden.

Dün Tunus ve Mısır,
Yarın Cezayir, Ürdün ve Fas.
Sonrasında Yemen, Arabistan, Kuveyt, Katar .
Libya, Irak, Filistin.
Ve kapı komşumuz Suriye...

Belki bir gün ...


01.02.2010/Gürün

* İşbu şiirim; yeryüzünün tüm diriliş erlerinedir.
 

0
0
0
Yorum Yaz