Yol ve Ben/Kezer

2009-04-12 14:08:00


Yol ve Ben/Kezer


Yol ve ben.
Sanki beden ile ruh.
Yol çok şey bana;
"Hem dost, hem arkadaş , hem sevgili, hem sırdaş. "
Toprak ve su.
Şiir ile diriliş.
Aşk ve ateş.
Dostlarım siz ömür sayacı derseniz;
Birinde ileri, diğerinde geri...
Hem varlık hem yokluk.
Doğan ve batan güneşin tek damla sudaki hali...

İlk düşe düştüğüm günden beri,
Kısaca epeyce zaman öncesinde ,
Sorup durmuştum, gecenin en sessiz anında içimdeki ben'e...
Bir gün bitince yol,
Bitince son nefes,
Kim özgür olacak?
Mavi alem  ilk kimi alacak bilinmez gizine!
Meraktayım...
Tıpkı; ana rahminde keşfe çıkmış cenin misali...

Baharda güneşe bakan kayısı çiçekleri ürkekliği üzerimde.
Onca yıl ve yol sonrasında bildiğim tek hakikat:
Benden doğan yol, gün gelir bana ölür ,
Ki solduğu gün ,ebedi yolculuk başlar dua ve salalarla...


Ey kadim arkadaşım, tek sırdaşım benden dirilen yol!
İyi bak yakında ,
Tanırsın.
Ben senin kayıp çocuğunum...
Kadimden bize kader olan gün, gelmedi mi hala?
Gör artık  beni , savrulmuş sarı yaprak kılcal damarlarında.
Tükenmekteyim;
Çıldırtan özlemler, serin kan ve kırmızı vuslat koksun gül yaprağında.

Bak işte kıpır kıpır  gökkuşağı benim gibi.
Sabır serçe olup uçtu!
Onu da mavi kartal kaptı yağmur şahadetinde.
Ey yol!
Ben senim, ya sen ne kadar bensin kıvrılan ufkum?

27.03.2009/Van-Malatya Yolu ve sonrası













0
0
0
Yorum Yaz