Zeynep/Kezer

2010-01-22 15:57:00

 

Zeynep/Kezer

 

Aşkın ete kemiğe bürünüp de yüreğimde inceden inceye yol almasıdır;Zeynep.

İlk sevgili.

En masum aşk.

Avuç içi terleyen küçük bir çocuğun kaçamak bakışları.

Rahman ın günahkar kuluna yeryüzünde bahşettiği en büyük rahmeti.

Ahmet in emaneti.

 

Kızım.

Alın yazım.

Cismi var olmadan ismi ruhlar aleminde kopup gelen nazenin gül.

Kanımdan can bulup kardelen misali hayata tutunan mavi düşüm.

 

Söz de şiir de bir yere kadarmış,

Anladım ben de en büyük özlemlerde yandığımda,

Kifayetsiz kaldı yeryüzünde başı dik yürüyen tüm sözcükler.

Ve mısralar ardı sıra kayboldu dolunayın tebessümünde.

 

Eksik yanım.

Kavgalarda “ne için dediğim” soruların tek yanıtı.

Varlık sebebim.

 

Cennet in en güzel kokularına bürünüp de beni mahcup eden zeytin gözlüm.

Rüzgarı kıskandıran saçlarında diriliş türküsü söylediğim narin kızım.

İyi bil ve asla unutma!

Senin içindir ve yeryüzünde uçuşan tüm kelebekler içindir ;

Verdiğim uğraş,

Tükettiğim zaman,

Alın terim,

Direniş inadım,

Emeğim,

Ve gece gündüz doğrulup doğurduğum düşünsel fikirler.

 

Yağmur damlam.

Yokluğunda varlığını serendip adasında arayıp durdum.

Varlığında cennet olacak bana şu fani dünya.

 

Annenle çıktığın yolculuk da gününde mola ver gülşenim.

Sonrasında üç kişilik tatlı bir yürüyüş.

Ve en sonunda evimize döneceğiz hep beraber.

Olmasın hiçbir zaman kısa yada uzun ayrılık.

 

Bir baba kızına en güzel nasıl seslenir bilemem.

“Kezer in küçük annesi.”

Yorgunum nerede kaldı minik ellerin.

Gökkuşağının tüm renklerine bürün de gel bir bahar sabahında…

 

22.01.2010/Van

0
0
0
Yorum Yaz